 |
Lacoste |
|
|
| Misira gezmeye giden Temel ile Dursun un kayigi Nil nehrinde batar. Tabii
hünerlerini ortaya koymanin tam zamani gelmistir. Sampiyonlar gibi yüzmeye
baslarlar. Bir ara Temel kocaman bir nesnenin kendilerine dogru geldigini görür.
Dev bir timsah istahla onlara dogru yüzmektedir. Temel keyifle bagirir :
- Ula Dursun, ise bak, adamlarin kurtarma gemileri bile Lacoste...
|
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
09.04.2005
- 14:49:21 |
|
|
|
 |
Dudak izleri |
|
|
| Bir kiz yurdunda söyle bir sorun yasanmaktadir. Kizlar, sabah dudaklarina ruj
sürdükten sonra aynayi öperek dudak izi birakmaktadirlar, bunlarin
temizlenmesi sorun olmaktadir. Yurdun müdürü birgün yurtta kalan kizlari ve
tuvaletleri temizleyen hademeyi tuvalete toplar. Kizlara yönelik söyle bir
konusma yapar :
- Bazilariniz dudaklarina ruj sürdükten sonra aynalari öperek dudak izi
birakiyorlar. Hadememiz bunlari temizlerken çok zorlaniyor. Simdi ne kadar
zorlandigini hepberaber izleyelim...
Sonra bir isareti ile hademe firçasini klozetlerden birine daldirip aynayi
temizlemeye baslar. O günden sonra aynalarda bir daha dudak izine
rastlanmaz...
|
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
09.04.2005
- 14:50:47 |
|
|
|
 |
ARABAM DIŞARDA |
|
|
| Temel kırtasiye'ye girmiş, tezgahtara :
-Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
-Efendim agır mı olsun hafif mi?
Temel :
-Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur |
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
03.05.2005
- 11:35:33 |
|
|
|
 |
PATATES |
|
|
| FBI gizli ajan eksikliğini giderebilmek için ajan seçmeleri yapmaya karar vermiş. Ve hergün üçer kişi çağırıp aralarından birini ajan olarak himayelerine alıyorlarmış. Seçimlerin 3. günü Temel' de katılmış. Yanındada bir ingiliz ve bir amerikan varmış. Bunlardan ilk olarak kamuflaj olmalarını istemişler. İçinde sadece bir çuvalın bulundu boş bir odaya sokmuşlar ve burada gizlenmelerini söylemişler. İlk önce ingiliz girmiş. 5 dk. sonra odaya giren bir yetkili gitmiş içinde ingilizin saklandığı çuvala tekme atmaya başlamış. Hemen çuvalın içinden bir ses gelmiş: " Miyaw, miyaw." İngilize ilk testi başarıyla geçtiğini söyleyip amerikan' ı odaya koymuşlar. Amerikan' da aynı çuvala saklanmış. Biraz sonra yine odaya giren yetkili gitmiş ve çuvala bir tekme atmış. Çuvalın içinden: "Hav, hav." diye bir ses gelmiş. Amerikan' ıda tebrik edip Temel' i odaya koymuşlar. 5 dk. sonra odaya giren aynı görevli gitmiş çuvala bir tekme atmış. Ama Bir daha bir daha derken en sonunda çuvaldan cılız bir ses yükselmiş: " Patateeeeesss"
|
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
03.05.2005
- 11:41:35 |
|
|
|
 |
TEK ASKER |
|
|
| Manevra varmış.Temel elde tüfek yerde yatıyormuş.Komutan gelip sormuş :
-Düşman önden gelirse ne yaparsın Temel?
Temel cevaplamış.Şu yandan, bu yandan, arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan.Temel bunları da cevaplamış.
Komutan en sonunda :
-Ya düşman tepeden gelirse? deyince.
Temel dayanamamış ve :
-Habu memleketin tek askeru ben miyum komitanum daa!
|
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
03.05.2005
- 11:42:59 |
|
|
|
 |
Kolay Ameliyat |
|
|
| Büyük bir hastahane de 5 meşhur cerrah oturmuş hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış. İlk cerrah;
"Ben" demiş "Muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur" İkincisi;
"Doğru ama" demiş "Elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha kolay olur. Her şey ayrı, ayrı renktedir" Üçüncü cerrah;
"Siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. Her sey alfabetik sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur" Dördüncüsü;
"İnsaatçıların ameliyatı da pek kolay olur" demiş.
"Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler kalmasına alışıktırlar" Sonuncu cerrah;
"Arkadaşlar" demiş "Siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. Onları kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur. Beyinleri de öyle. Üstelik kafaları ile popoları birbirlerinin yerine takılabilinir" |
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
06.05.2005
- 11:46:49 |
|
|
|
 |
ADAMI GÖZÜMÜN ÖNÜNE GETİRİRİM |
|
|
| Arkadaşı Karadenizliye sormuş:
-Yalnızken kendi kendine konuşma huyun var mıdır?
-Ben kendi kendime konumam, demiş karadenizli.Adamı gözümün önüne getiririm, öyle konuşurum. |
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
11.05.2005
- 11:04:00 |
|
|
|
 |
AĞAÇLARADAN GÖREMİYORUM |
|
|
| Temelle Dursun ormanda yürüyorlar.Bir ara Temel Dursuna sesleniyor :
-Dursun ormanın güzelliğine bak.
Dursun:
-Ağaçlardan göremiyorumki. |
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
11.05.2005
- 11:05:09 |
|
|
|
 |
AKŞAM SERİNLİĞİNDE |
|
|
| Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-Biz Mars'a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz, demiş.
-Güneşe gidemezsiniz, demişler. Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi, demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz. |
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
11.05.2005
- 11:06:38 |
|
|
|
 |
ALERJİ |
|
|
| Temel, Cemal'e :
-Fadime'nin kürke alerjisi var.
-Nerden pileysun?
-Ne zaman kürk giymiş pi avrat cörse hastalanayı.
|
|
|
| Ekleyen
: E-Turk.Net |
11.05.2005
- 11:07:34 |
|
|
|